İdrarda kan görülmesi durumunda idrar rengi gözle farkedilebilecek kadar

GEBELİKTE İDRARDA KAN (ERİTROSİT) GÖRÜLMESİ
HAMİLELİKTE İDRARDA KAN OLMASI
İdrarda kan görülmesi durumunda idrar rengi gözle farkedilebilecek kadar kırmızı veya pembe olabileceği gibi bazen çok az kan varlığında rengi normal görüldüğü halde ancak mikroskopik incelemede (veya idrar tahlilinde) kan olduğu fark edilir. İdrarda kan olması yani kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin) idrara karışması durumuna hematüri denir. Hamilelerde veya hamile olmayan insanlarda idrarda asla kan hücresi bulunmaması gerekir. İdrarda kan bulunmasına neden olan çeşitli durumlar hematüri konusunda ayrıca anlatılmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Benzer sebepler gebelik durumunda da geçerlidir. Bir enfeksiyon, böbrek veya idrar torbasında bulunan taş, travma gibi durumlar kan görülmesine sebep olabilir. Hamile bir bayan idrar renginde pembe ve kırmızılık farkettiğinde mutlaka doktora başvurmalıdır. Bazı ilaçların idrar ve dışkı rengini değiştirdiği bilinir bu nedenle kullandığınız ilaçlardan kaynaklanabileceğini de göz önünde bulundurarak doktorunuza danışmalısınız.

Hematüri varlığında hastanın bazen kasık ağrısı, böğür ağrısı, sancı, bulantı, kusma, halsizlik gibi şikayetleri olabilir. Bazı durumlarda kan görülmesi dışında hiçbir şikayeti olmaz.

Tedavi hematüriye neden olan etkene göre planlanır. Sebep enfeksiyon ise buna yönelik antibiyotik tedavisi verilir. Hastanın bol su içmesi önerilir. Taş veya başka bir neden varsa onlara yönelik ilaç veya ameliyat tedavisi planlanır. Bu durumlarda üroloji uzmanlarına konsültasyon gerekir.

ntravenöz (damardan) sıvı tedavisi, ateş düşürücü

Akut Pyelonefrit:
Tüm gebeliklerin % 2 sinde görülür. Major bulguları yüksek ateş, yan ağrısı, mide bulantısı ve kusmadır. Sık idrara çıkma, ani idrar yapma isteği ve idrar yaparken ağrı mevcut olabilir. Erken doğum ve erken membran rüptürü riski artabilir. Gebe açısından da olumsuz sonuçları mevcuttur. Örneğin bakteriemi, sepsis, erişkin respiratuar distres sendromu ve hemolitik anemi sayılabilir. Bu komplikasyonlar muhtemelen bakterial endotoksinlere karşı artmış hassasiyet nedeni ile gebelerde görülebilir ve hayatı tehdit edebilir. Enfeksiyonların %80’inden E.coli sorumludur.

Tedavi:Acil hastaneye yatırılmalı, intravenöz (damardan) sıvı tedavisi, ateş düşürücü kullanımı ve geniş spektrumlu antibiotik damar içinden verilerek kullanılmalıdır. Antibiotik tedavisine hasta enaz 48 saat ateşsiz bir dönem geçirene kadar devam edilmelidir. Antibiotik tedavisi idrar kültürü duyarlılık sonuçlarına göre gerektiği kadar devam ettirilmelidir. Uygun tedaviye rağmen 72 saat sonra bulgularda değişiklik yoksa antibiotik duyarlılık test sonuçları ve uygulanan doz tekrar gözden geçirilmeli ve anatomik anomalilerin tesbiti için böbrek ultrasonografisi yapılmalıdır. Akut pyelonefritin çözülmesi sonrası hasta toplam 2 hafta daha antibiotiğe devam etmelidir ve gebeliğin devamında da baskılayıcı tedavi devam etmelidir. Tekrarlama oranı yaklaşık %20 dir.

Asemptomatik Bakteriüri (ASB)

GEBELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
HAMİLELİKTE İDRAR YOLU ENFEKSİYONU
Gebelikte böbrek ebatlarında hafif bir büyüme tespit edilir. Ancak daha büyük değişiklikler böbreğin süzme hızında ve kanlanma miktarında artışlardır. Bu değişimler gebenin pozisyonuna göre de değişebilir. Gebelikte böbreklerden besinlerin geri emilimi azalır, kayıplar ortaya çıkar. Az miktarda protein kaybı da son dönemde saptanabilir. Zor doğumlardan sonra idrarda kanama da görülebilir.

Sol tarafta barsağın rahmi sağa itmesiyle daha çok sağ idrar yoluna olan bası sonucu sağda daha çok ama heriki böbrekte de genişleme görülür ve idrar da daha çok bekler ve enfeksiyonlara yatkınlık artar. İdrar yolu enfeksiyonları gebelikte daha sıktır. Özgeçmişinde tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu veya pyelonefrit öyküsü bulunan hastalar için, gebelik tesbit edilir edilmez baskılayıcı tedavi başlanabilir.

Gebelikte görülen idrar yolu enfeksiyonunu üç başlıkta inceleyebiliriz:
Asemptomatik Bakteriüri (ASB):
Hastada enfeksiyon bulgularının olmaması ile birlikte idrarda aktif çoğalan bakterilerin olması şeklinde tanımlanır. Orta akım idrar kültüründe 100bin koloniden fazla bakteri üremesi ile taşhis konur. ASB düşük doğum ağırlığı ve erken doğum ile ilişkilidir. ASB prevalansı gebelikte %5-7 civarında değişir. Tedavi edilmez ise ASB gebelerin yaklaşık %30 unda akut pyelonefrite ilerleyebilir. ASB nin uygun antibiyotiklerle tedavi edilmesi halinde bu oran % 3 e düşer. Tüm kadınlara ilk muayenede idrarda bakteri taraması yapılmalıdır. Enfeksiyonların %80’inden E.coli sorumludur.

Akut Sistit:
Gebe kadınların yaklaşık % 1 inde görülür. Sistit tanısı idrar sıklığında artış, dayanılmaz idrar yapma isteği, idrar yaparken ağrı, kanlı idrar, mesane üstünde ağrı belirtilerine dayanır. Akut sistit bakteriolojisi asemptomatik bakteriüri ile aynıdır ve benzer tedavi önerilir. Akut sistit asemptomatik bakteriüri ve pyelonefritin aksine preterm eylem riski ile direkt ilişkili değildir.